Püritanizmden Hedonizme YENİ ÇALIŞMA ETİĞİ

Tam metin İNDİR yeni calisma etigi

ÖNSÖZ’den

Modern/endüstriyel uygarlığın gelişimine paralel olarak, püritan çalışma eriğinin de yükselişine tanık olunmaktadır. Püritan etik, arzularını bastırmayı, kendini kontrol etmeyi öğütler; çalışmayı yücelterek bir ibadet haline dönüştürür; olabildiğince çok üretilmesini ve az tüketmesini telkin eder; meslek kavramını tanrı buyruğu sayar; hedonist yaşam biçimi ve gösteriş tüketimine karşı çıkar; yaşama zevkini bırakıp, çileci (asketik) varoluşu tek kabul edilebilir yaşam biçimi olarak görür.

Ancak günümüzün post-endüstriyel (post-modern ya da geç-modern) dönüşüm sürecinde, modern/endüstriyel toplumlunu simgesi haline gelen, toplumun her alanında varlığım hissettiren rasyonelleştirme, bu dünya için arzularını denetim altına alma ve çok çalışma gibi püritan değerler işlevselliklerini kaybetmeye başlamıştır. Ortaya “hayatın tadına bak” diyen, hedonist/narsist özelliklere sahip yeni bir etik çıkmaktadır. Bir diğer ifade ile kapitalizmi yaratan modern bireyin “ideal tip” olan püritan, yerini karşıtı olan, arzularını öne çıkartan hedonist (hazcı) tüketiciye bırakmaktadır.

Modernleşme/endüstrileşme sürecinde geç kalmış bir ülke olan Türkiye, modern toplumun üretim kültürünü içselleştiremeden, post-modern çağın tüketim kültürünün adeta istilası ile karşı karşıya kalmıştır.

Türkiye’de şimdilerde üniversite öğrencisi olan gençler, liberal piyasa ekonomisinin., çok kanallı televizyonun, başarının, köşeyi dönmenin, bireyselleşmenin ve tüketimin yüceltildiği (ya da yükselen değer haline geldiği), bir dönemde sosyalleşme sürecine başlayan ilk kuşaktır. Bu kuşağın değer ve tutumları, Türkiye’deki kültürel dönüşümü anlamak bakımından büyük önem taşımaktadır.

2000, Alesta Yayınları, Bursa.

Bu yazı Uncategorized, Yayınlar kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın